Modem nedir?
Modem, özellikle evden yapılan internet bağlantılarında; normal telefon hattı (analog bağlantı) üzerinden bilgisayarlardaki sayısal (dijital) bilgileri ağ üzerindeki (internet gibi) diğer bilgisayarlara aktarmayı sağlayan; ya da tersi çalışarak, başka bilgisayarlardan bilgileri almaya yarayan bir cihazdır.
Telefon hattı üzerinden bağlantı sağlayan modemlerin yanında; özel hatlar üzerinden bağlantıyı sağlayan “kablo modem”, ISDN modem gibi farklı türleri de vardır.
Java Nedir?
Java, özellikle ağ ve internet uygulamaları için geliştirilmiş bir programlama dilidir. Platform bağımsızdır ve her bilgisayarda, ağ üzerindeki her yerde çalışır. web gözatıcıları (browser) java kodlarını çalıştırmak için, kendi içlerinde bir “Java Virtual Machine” içerirler.
Günümüzde Java, sadece bilgisayar ve internet uygulamalarında değil; bilgisayar teknolojilerinin kullanıldığı diğer alanlarda da (akıllı kart, ev teknolojisi ürünleri -beyaz eşyalar vb- gibi ) programlama ve kontrol aracı olarak kullanılmaktadır. Önümüzdeki dönemlerde, aynı ortak platformu kullanan ama birbirinden farklı gibi görünen cihazların (bilgisayar, elektronik sistemler, elektrikli/elektronik ev eşyaları gibi) bu teknoloji yardımıyla aynı ağ üzerinde bulunacağını ve söz gelimi bilgisayarımızdan evinizdeki birtakım elektronik/elektrikli eşyaları kontrol edebileceğimizi düşünebiliriz.
İnternetin Karanlık Yüzü
GERÇEK HİKAYELER
Herkesi yıkacak telefonlar vardır. NASCAR yarış sürücüsü Neil Bonnet’in kızı Kristen Bonnet bu telefonu 11 Şubat 1994’de aldı; telefondaki ses babasını Daytona Otobanı’nda bir antreman sürüşü sırasında kaza yaptığını söylüyordu. Bir kaç saat sonra Neil Bonnet ölmüştü. Bonnet o anda yıkıldı, ancak hayatına devam etti, yedi yıl sonra telefon tekrar çaldı. Bu sefer arayan bir gazeteciydi ve babasının internette yayınlanan otopsi fotoğrafları hakkında fikrini soruyordu. Şok olan Kristen hemen internete bağlandı. “Kırksekiz thumbnail resim, hepsinde babam bir masanın üzerinde, kalçaları çıplak, bir geyik gibi bağırsakları dışarı çıkarılmış doğrudan yüzüme bakıyordu.” diyor Bonnet. Şimdi babasını düşündüğünde gözünün önüne otopsi masasında yatan bir adam geliyor. Bu resimlerin neden internette yer aldığına gelince, otomobil yarışlarının yasaklanmasını isteyen bir grubun işi. Pek hoş olmamasına rağmen yasadışı da değil. Bir de bu sınırları çoktan aşmış ve yasadışı işlerle uğraşanlar var sanal dünyada.
HIZLI, HESAPLI VE HERYERDE
Webin doğası, interneti dolandırıcıların oyun bahçesi yapmak için en önemli neden. İnternet anlık, hesaplı ve her yerden ulaşılabilir doğasıyla ticareti kolaylşatırdı, ama suç da kolaylaştı. Hilekarlar internetin anonimliğinden faydalanarak uluslararası hedeflerine dünyanın heryerinden ulaşabiliyor ve aktivitelerini aylarca, yıllarca hatta sonsuz adek saklayabiliyorlar. Ve bu işleri gerçek haytta yapacaklarından yüzlerce kat ucuza yapıyorlar: 200 dolar, potansiyel avların bulunacağı bir e – posta listesi satın almak için yeterli. Massachusetts Institute of Technology’de (MIT) eBusiness Merkezi’nde görevli işletme profesörü Erik Brynjolfsson “İnternet muamele masrfalarını ciddi olarak azaltıyor. Çoğunlukla bunu iyi bir şey olarak algılıyoruz. Ancak bu kontrol etmek istediğimiz pek çok işlemi kontrol etmemizi zorlaştırıyor.” diyor.
YASADIŞI PARA YASAL PARAYI YAKALADI
Kontroldeki bu zorluklar, alarm verecek kadar hızla büyüyen bir yeraltı interne camiaası yaratıyor. İnternet üzerinde gerçekleşen karaborsa aktiviteler bu sene 36.5 milyar dolara ulaşacak. Bu rakam ABD vatandaşlarının internet üzerinde gerçekleştirdiği yasal haracamalar olan 39.3 milyar dolarla neredeyse aynı. comScore Media Metrix tarafından yapılan araştırmalara göre yasadışı kumar bugün internet üzerinde en büyük iş kolu haline gelmiş durumda. İnternet üzerinde çocuk pornosu 1998 yılından beri altıya katlandı. ABD hükümetine ulaşan dolandırıcılık şikayetlerinin artık yüzde 70’i internetteki işlemlerle ilgili.
Clinton yönetimi döneminde sibergüvenlik konularında danışmaknlık da yapan, Carnegie Mellon Üniversitesi Kamu Politikaları Okulu dekanı John Heinz III “Elektronik ticaretin tamamının yüzde yetmişi yasadışı değilse bile sosyal olarak kabul edilemez aktivitelerden oluşuyor” diyor.
PEKİ YA TERÖRİZM?
Ve şu ana kadar belirtilen gerçekler terörizmden bahsetmedi bile. Güvenlik yetkilileri teröristlerin interneti iletişim, araştırma, yeni üye kazanma ve para toplama amaçları için kullandıklarını söylüyorlar. 11 Eylül saldırılarına katılanların, halk kütüphaneleri gibi herkese açık mekanlardan gönderdikleri e – postalarla 11 saldırının planlarını ve koordinasyonunu yaptıklarını görüyoruz. Güvenlik uzmanları El Kaide’nin şimdi bile yeni saldırı planlarını hazırlarken internetten faydalandığını söylüyorlar. Güvenlik birimleri tarafından yapılan bilgisayar analizleri terörist grubun ABD’deki telefon, elektrik ve su sistemlerine girerek araştırmalar yaptığını, örneğin dijital açma kapama sistemlerinin bu ağları nasıl kontrol ettiğini araştırdığını gösteriyor. FBI’a bağlı Ulusal Altyapı Koruma Merkezi başkanı Ronald L. Dick, “Geceleri rüyalarıma fiziksel bir saldırıya paralel olarak bir siber saldırıyla 911 sistemlerimizin devre dışı bırakılması olasılığı giriyor” diyor.
TOPLUMSAL DEĞERLER TEHLİKEDE
Tehditler burada bitmiyor. Yeraltı ağı, eğer kontrol altına alınamazsa, toplumsal değerleri çürütme potansiyeline de sahip. Bu ağ sıradan vatandaşların yasları çiğnemesini sadece mümkün kılmıyor, onları bunu yapmaları için cesaretlendiriyor. Karşıdan karşıya geçerken bile kurallara riayet eden vatandaşlar, denzi aşırı kumarhanelerde kumar oynamak ya da reçetesiz uyuşturcu ilaçlar almak gibi tekliflerle karşılaşıyorlar. Pek çoğu için teklifler bir süre sonra dayanılması güç bir hal alıyor. Buna antiseptik suç deniyor. ABD Gümrükleri SiberKaçakçılık bölümü yöneticisi Kevin A. Delli – Colli “İnternet yasa dışı davranmayı önleyen bağışıklık sistemimizi çökertiyor, çünkü riskler internet üzerinde çok daha düşük. Satıcıyla anonim olarak ilişkiye geçebilir, ürünün üzerine tıklarsınız ve ürün evinize gelir.” diyor.
BUSINESS WEEK 5 KİŞİLİK TAKIM KURDU
Sorunun derinliğin anlamak için, Business Week muhabirlerinden kurulu beş kişilik bir takım, internetin karanlık yüzünü ziyaret etmek için 4 aylarını harcamışlar. Yasadışı kumar oynayanların yanında oynadıkları bahsileri izleyen muhabirler, online uyuşturucu satın alanlarla konuşmuşlar, siber suçlar nedeniyle sevdiklerini kaybedenlerin hikayelerini dinlemişler. Bunlardan biri Barbara Perrin. Long İsland’da öğretmenlik yapan Perrin, 22 yaşındaki oğlunun yasaklanmış bir vücut geliştirme ilacını internetten aldıktan sorna ölüşünü seyertmiş. “Kalbim milyonalarca parçaya kırıldı” diyor.
Şu ana kadar, ABD hükümetinin yerlatı ağlarını kontrol etme çabaları, bu dünyanın büyümesini pek az yavaşlatabildi. Business Week muhabirleri yaptıkları araştırmada yasadışı aktivitelerle uğraşan yüzden fazla site tespit etmiş.
ÇAKI SATICISINDAN YAHOO’YA KADAR
İtalyan sustalı bıçak firması AB Coltellerie, sitesinde sattığı ürünleri İtalyan Lireti’nin yanı sıra ABD Doları olarak da fiyatlandırmış. Business Week muhabirleri şirketin online müşteri destek hattıyla ilişkiye geçerek bu bıçaklardan California’ya da satıp satmadıklarını sormuşlar. California’da 5 santimden uzun sustalı bıçakların kullanımı yasadışı olduğu halde siteden gelen cevap şöyle olmuş: “California’dan sipariş alıyoruz. Ancak hava yoluyla gönderdiğimiz kargoların yüzde onuna el konuluyor. Şansınızı arttırmak için express carrier adlı kargo firmasını kullanmanızı öneririz”
Sorunun bir adım ötesi ise yasal sitelerin bile zaman zaman yasadışı işlere alet olabilmesi. Yahoo, MSN Google gibi internetin en çok ziyaret edilen siteleri Aarama motorları sayesinde ABD vatandaşların yasadışı kumar sitelerine ulaşmalarını sağlıyor. Bu siteler online kumarhanelerden ilan alıyorlar. Bu öyle alışılmış bir durum ki, online kumar endüstrisi geçen sene online ilanlar için 2.5 milyar dolar harcayarak beşinci büyük reklam veren sektör olmuş. Whittier Hukuk Fakültesi profesörü Nelson Rose “Bu konuda kesinlikle yasallık soruları olmalı” derken, MSN’in sahibi Microsoft, Business Week’in bu konudaki sorularını cevaplamamayı tercih etmiş. Google sözcüsü ise online kumar reklamı aldıklarını ancak bu politikanın değişebileceğini söylüyor. Yahoo, kumar ilanlarını bu yılın son çeyreğindedurudracağını açıklarken, AOL Time Warner AOL web sitesinde kumar reklamı lamıyor ancak Netscape ve Mapquest gibi diğer ürünlerinde bahis ilanları yayınlamayı kabul ediyor.
BANKALAR DA İŞİN İÇİNDE
İş ödemelere gelince bankalar da bu işin içine giriyor. Müşterilerinin yasadışı sitelere yaptıkları işlemleri itiraz etmeden gerçekleştiren bankalar, ancak bazı savcılardan gelen yoğun baskı sonucunda kumarbazların kredi kartlarını kesmeyi kabul ediyorlar. “Online kumarla mücadelede ciddi sorunlarımız var” diyen New York savcısı Eliot Spitzer, çalışmaları sonucunda, 14 Temmuz tarihinden itibaren Citicorp’un, sahip olduğu bankaların kredi kartlarında bu kartların online kumar amacıyla kullanılmayacağı konusunda bir madde eklenmesini kabul ettiğini anlatıyor. Bu mesaj internette de giderek yayılıyor. 1.5 milyar dolar ödeyerek online ödeme sistemi PayPal’ı satın alan e-bay, bu sistemdeki bahis bölümünü yasal durumu açık olmadığı için iptal edeceğini açıkladı. Temmuz ayında PayPal, iki federal jüriden online kumar işlemlerini gerçekleştirdiği için uyarı almıştı.
KONU KONU SORUNLAR VE ÇÖZÜMLERİ
İntenretin karanlık yüzü pek çoğumuzun farkedebildiğinden daha büyük, daha geniş, daha korkunç ve daha zararlı . Farklı konularda sorunları ve çözümlerini merak ediyorsanız, aşağıdaki satırları okumanızda fayda var:
SORUN: Kumar siteleri ABD ve kumarın yasak olduğu diğer ülkelerde hizmet veriyorlar. 2000 yılında bu sitelerin sayısı 650 iken, şimdi bu sitelerin sayısı 1.500’ü geçmiş durumda. Analistler sadce bu sene ABD’de internet üzerinde 1.5 milyar dolarlık yasadışı kumar oynanacağını tahmin ediyorlar.
ÇÖZÜM: New York ve diğer eyaletlerdeki baş savcılar, müşterilerine verdikleri kredi kartlarının online kumarda kullanılmasını önlememeleri durumunda, aralarında Citibank’ın da bulunduğu bankalara karşı yasal işlem başlatma tehdidinde bulundular. Bazı uzmanlar ise internette kumarın yasallaştırılarak kontrol altına alınması görüşünü savunuyorlar.
SORUN: Çıkarılan sert yasalar çocuk pornosunu 20 yıl önce büyük oranda azaltmıştı. Ancak internet üzerinden anonim kalarak fotoğraf gönderilebiliyor olması bu konudaki ticareti yeniden hortlattı. Filtreleme yazılımları hazırlayan SurfControl Temmuz 2002 itibariyle bu konu üzerinde kurulmuş 600 site buluduğunu açıkladı. Bu rakam geçen sene 200’ü geçmiyordu.
ÇÖZÜM: Siberpolisler kimliklerini saklayarak sitelere ve sohbet odalarına giriyorlar. FBI, internetteki çocuk pornografisiyle mücadele etmek için 150 ajanını bu işe adamış durumda. Bu rakam 1996 yılında 33 idi. Yine 1996 yılında çocuk pornograifsi suçuna bulaşmaktan 68 kişi tutuklanırken, geçen sene FBI 514 kişiyi aynı suçtan tutukladı. Ancak çocuk pornografisi suçu artmaya devam ediyor. Kayıp ve İstismar Edilmiş Çocuklar Ulusal Merkezi tarafından tutulan veriler 1998 yılında 3 bin 268 olan şikayet sayısının 21 bin 611’e yükseldiğini gösteriyor.
SORUN: Finansal çözümler sunan e – posta mesajları bugünlerde çığ gibi büyüyor. Bu mesajların hangilerinin güvenilir olduğu ise tam bir soru işareti. Hisse Senedi ve Borsa komisyonu her gün internet üzerinden finansal olarak dolandırıldıklarını belirten 500 civarında şikayet maili alıyor. İnternette dolandırılanların ortalama kaybı da 2000 senesine göre yüzde 50 artarak kişi başına ortalama 636 dolara yükseldi.
ÇÖZÜM: En iyi çözüm spam adı verilen e – postaların kontrol altına alınması ya da tamamen durdurulmasından geçiyor. Şikayetlerin pek çoğu yüksek kazanç vaadeden maillerle kandırılmış kişilerden geliyor. Federal yetkililer kitlesel e – posta atanları yanıltıcı bilgi yaymaktan dava edebiliyorlar. Kongereye verilen İki araştırma önergesi ise e – postayla sahte bilgi yayanların cezalandırılmasını öngörüyor.
SORUN: ABD Gümrükleri 10 büyük çetenin lisanssız yazılım, film ve oyun kaçakçılığyla uğraştığını kabul ediyor. Altı saat içerisinde, üretilen korsan malzeleler 10 bini aşkın web sitesine yayılmış oluyor. Yıllık zarara gelince, yazılım üreticiler, müzik şirketleri ve film stüdyoları 9 milyar doların üzerinde bir zarara uğruyor.
ÇÖZÜM: Öncelikle bu çetelerin temizlenmesi gerek. Aralık ayında Gümrük Müdürlüğü, DrinkorDie adı altında faaliyet gösteren ve 100 milyon dolarlık çalınmış yazılımdan sorumlu olan uluslararası korsanlık şebekesini çökertti. Çetenin liderleri hapse atıldı. Çete liderlerinden bir tanesi, yazılım korsanlığüı için büyük bir ceza sayılabilecek 46 ayla cezalandırıldı.
SORUN: Sürücü ehliyeti ve pasaport gibi sahte kimlikler ürten ve pazarlayan siteler daha çok gençler, yasadışı göçmenler ve hırsızlar arasında popüler. Siteler kimlikler üzerinde oynama yaparak suç işliyorlar. Bazı siteler kendi kimliğini kendisinin yapmasını sağlayacak şablon yazılımlar satarken, bazıları hazırladıkları kimlikleri posta yoluyla kullanıcıya gönderiyor. Bu kimliklerin maliyet 10 dolarla 200 dolar arasında değişiyor.
ÇÖZÜM: Bazı eyaletler taklit edilmesini zorlaştırmak için daha kopleks sürücü ehliyetleri hazırlıyorlar. Bu ehliyetlerin üzerinde hologramlar, bar kodlar ve dijital fotoğraflar yer alıyor. Bu sayede kontrol yapan polis ekipleri ehliyetleri yeni kimlikleri süpermarketlerde kullanılan bar kod cihazları gibi cihazlardan geçirerek kartın geçerli olup olmadığını saptayabilecek.
SORUN: Kendilerine online eczane diyen pek çok site onaylanmamış yeşil reeçteli ilaçları internet üzerinden satıyorlar. 400’ün üzerindeki site hiçbir doktor muayenesi olmadan isteyen kişiye istediği ilacı satarak para kazanıyor. Bu sitelerin sayısının 1998’de 12 olduğu düşünülürse bu sektöre yönelimin hızla arttığı daha net görünüyor. Bazı siteler ise aralarında Ecstasy gibi yasadışı hapların nasıl yapılacağını anlatan tarifleri yayınlıyorlar.
ÇÖZÜM: Ortada net bir çözüm görünmüyor. Savcılıklar bu suçların yayılmasını önlemek için daha saldırgan politikalar izliyorlar. Oklahomalı bir doktor 5 bin kişiye internet üzerinden ağrı kesici yazdıktan sonra 4 yıl hapse mahkum edildi. Ancak deniz aşırı ülkelerde açılan sanal eczaneler Ameriakalılar dahil herkese hizmet vermeyi sürdürüyor.
Firewall (Güvenlik Sistemleri) Nedir?
Firewall (Internet Güvenlik Sistemi), internet üzerinden bağlanan kişilerin, bir sisteme girişini kısıtlayan/yasaklayan ve genellikle bir internet gateway servisi (ana internet bağlantısını sağlayan servis) olarak çalışan bir bilgisayar ve üzerindeki yazılıma verilen genel addır.
Firewall sistemleri, bu engelleme işini, sadece daha önceden kendisinde tanımlanmış bazı domainlere erişim yetkisi (telnet,ftp, http vb) vererek yaparlar. Günümüzde, Internet Servisi veren makinalar oldukça sofistike Firewall sistemleri ile donanmıştırlar.
Firewall sistemlerinin en önemli kullanımında, bir kuruluşun yerel ağındaki tüm bilgisayarlar sanki bir duvar arkasındaymış gibi dış dünyadan erişilmez olurlar. Yerel ağdaki bilgisayarların internet bağlantıları firewall yüklü bilgisayar üzerinden olur ve firewall yazılımları, adres çevirme (address translation) özellikleri sayesinde iç ağdaki tüm internet bağlantılarının tek bir IP numarasından yapılıyormuş gibi olmasını sağlarlar. Ayrıca, yerel ağdan dışarıya, dışardan da yerel ağa olan bağlantıları internet protokolleri üzerinde sofistike kurallar tanımlayarak kısıtlarlar bu da yüksek ölçüde ağ güvenliği sağlar.
E-Mail Server Ayarı
E-mail Serverlerimiz
Kullandığımız E-mail serverleri:
Windows NT Server’de: iMail
Unix Server’de: SendMail ve iMail
E-mail ( e-posta ) nedir ?
E-mail adresi veya aliasları başkalarına mesaj göndermek için kullandığımız adreslerdir.
Örnek : info@muratolmez.com , destek@muratolmez.com
Email adresinize bağlı iki önemli adres vardır.
• Nobody (alias) – Sizin domain adresinize gelen ve henüz ayarı yapılmamış herhangi bir emaili root adresinize iletir (forwards). Örnek: eğer birisi sizin email adresinizi yanlış yazarsa bu email kaybolmaz, sizin Nobody (alias) da belirlediğiniz adrese (genelde webmaster adresine) forward edilir. Örnek: xyz@muratolmez.com adresine gönderilen email eğer gerçekte böyle bir adresli kullanıcı yoksa, Nobody mail kutusuna ve oradan da Root adresine iletilir.
• Root (user) – Bu adrese gelen emailler webmaster adresine yönlendirilir. Bu adresi mail kontrol panelinden silmeyiniz. Yoksa yanlış adres yazılarak gerçekte firmanız gelen email size ulaşmaz.
POP3 ve Forwarding arasındaki fark nedir ?
• POP3 emaili serverde saklanan emaillerdir. Siz bilgisayarnızdaki email programını ayarlayarak emaillerinizi bizim serverlerimizden okuyabilirsiniz. Emaillerinizi okumak için kullanabileceğiniz programlar Microsoft Outlook, Netscape, Eudora vs. olabilir. Bu programlar ile email ayarlarını nasıl yapacağınız konusunda detaylı bilgi için burayı tıklayınız.
• FORWARDING işlemi size gelen emailleri başka bir email adresine yönlendirmek için kullanılır.
AutoResponder nedir ve nasıl ayarlanır ?
Size gelen emaillere otomatik olarak hemen cevap verebilirsiniz. Örneğin ” Seyahatteyim, …..tarihinde döneceğim” şeklinde bir otomatik cevap hazırlayabilirsiniz. Size email gönderen otomatik olarak bu cevabı alacaktır.
E-Mail ne kadar güvenli?
Ne yazık ki, e-posta için tam güvenli diyemeyiz. e-posta bir yere ulaşırken pek cok domain’den geçebilir ve buralarda bazı potansiyel ‘suç işlemeyi seven kişiler’ mailleri durdurup içeriğine bakabilir. Binlerce ağ arasında böyle kişiler her zaman vardır. Bu yüzden, gizli bilgiler içeren mailleri (kredi kartı numaraları, şifre vb) e-posta ile göndermeyin.
İkinci olarak, mailiniz herhangi bir sebeple yerine ulaşamamışsa NORMAL OLARAK size geri dönmesi gerekir. Normal olarak dönmesi gereken dağıtılmayan mailler NORMAL OLMAYARAK bazen cyberspace’in karanlıklarına gömülebilir.
Ayrıca, size gelen maillerin ‘From:’ kısmında gördüğünüz adres ve isim aslında o maili gönderen kişiye ait olmayabilir. Onunla uzaktan yakından ilgisi bile bulunmayabilir. Bazı mailer programları bu çesit e-posta başlıklarını mail gönderen kişinin kolayca değiştirmesine olanak tanımaktadır.
İnternet’teki güvenlik problemleri, ticari kullanımının artmaya başladığı 1995’lerden sonra ciddi olarak ele alınmaktadır. Bununla paralel olarak, yakın gelecekte, daha güvenli e-mail servislerinin olabileceğini umabiliriz.
E-mail (E-posta) nedir?
Bilgisayar ağlarının oluşturulma nedenlerinden biri, kişilerin, bir yerden diğerine (hızlı ve güvenli bir şekilde) elektronik ortamda mektup gönderme ve haberleşme isteğidir. e-posta (electronic mail, e-posta), bu amaçla kullanılan servislere verilen genel addır. Internet ve diğer ağlar üzerinde kullanılan pek çok e-posta sistemleri vardır. SMTP (Simple Mail Transfer Protocol, TCP/IP protokolu), IBM PROFS (Professional Office System), SNADS (SNA Distributed Systems), VaxMail bunlardan bazılarıdır. Son zamanlarda, farklı sistemler arasında e-posta gönderilmesini sağlamak için X.400 isminde bir mesajlasma protokolü de bazı merkezlerde (özellikle Avrupa ve Kanada) kullanılmaktadır.
E-posta, başlangıçta sadece düz yazı mesajlar göndermek amacıyla geliştirilmişken, 1995’li yıllardan sonra geliştirilen tekniklerle, e-posta içinde kompozit yapıların (resim, ses, video, html dökümanları, çalışabilir program vb) kullanımı mümkün hale gelmiştir. Ancak, henüz tüm e-posta programları bu tip formatları desteklememektedir.
E-posta’nın kullanım yerlerinden biri de, “e-posta tabanlı bilgi alma” servisleridir. “on-line” tarama yapmak yerine, bir e-posta mesajı içinde gerekli komutları vererek tarama yapmak ve sonuçları yine e-posta ile istemek bazı durumlarda çok kullanışlıdır.
E-posta, üyelik tabanlı bilgi servislerinde de yaygın olarak kullanılan bir servistir.
E-posta kullanabilmek için aşağıdakilere ihtiyaç vardır :
1- E-posta gönderilecek kişinin adresi (e-posta adresi)
2- E-posta gönderecek kişinin adresi
3- E-posta yazmak ve göndermek için bir bilgisayar programı (e-posta programı)
4- E-posta’yı yerine ulaştıran bir postane servis merkezi (SMTP Sunucusu)
E-Mail ile gelen iletilerden sistemime virüs bulaşır mı?
Bu soruya günümüzde kolayca “hayır” demek ne yazık ki tam mümkün değil. e-posta programları ve protokoller çok gelişti.Ama gene de, e-mail ile virüs bulaşmasının çok çok zor olduğunu söyleyebiliriz. Öncelikle,
Sadece düz yazı içeren bir e-postayı okumakla sisteminize virüs filan bulaşmaz.
Eğer aldığınız e-posta ile birlikte bir “attachment (eklenmiş dosya)” varsa (eklenmiş dosya, herhangi bir çalıştırılabilir (executible) dosya olabilir), mailinizi okuyup gelen dosyayı diskinize saklamakla “o dosya virüslü dahi olsa” yine virüs bulaşmaz. Tabii, eklenmiş dosyayı çalıştırırsanız ve o dosya da virüslü ise, sisteminize virüs bulaşabilir. Bu tamamen sizin sorumluluğunuz.
Yıllar içinde mail programları bazı özel tekniklerle, mail içine “doğrudan çalıştırılabilir kod” ekleme olanağı vermektedir. Daha çok yeni olan bu kullanım, tüm potansiyel virüs saldırılarına açıktır. Dolayısıyla, size gelen bir maili okumadan önce, “konusuna” ve “kimden gönderildiğine” ayrıca “uzunluğuna” bakıp ona göre bir karar verebilirsiniz. Kullandığınız mail programı, maili okumak için açtığınız anda aslında bir program olan ilgili kod çalışmaya başlayabilir.
E-Mail içinde Türkçe karakter kullanımı
Türkçe’de, her dilde olmayan bazı özel karakterler var (noktalı C, noktalı O vb harfleri gibi). Türkçe karakterleri mail yazışmalarınızda kullanırken bunu okuyacak kişilerin klavyelerinin ve sistemlerinin bu karakterleri anlamayabileceğini göz önüne almalısınız. Hatta bu özel karakterler karşı sistemde kontrol karakteri olarak algılanabilmekte ve bu da zaman zaman kotu sonuçlar doğurabilmektedir. Bu yüzden e-posta yazışmalarında standart ingilizce klavyedeki harflerin kullanılması hala çoğu durumda bir zorunluluktur.
Türkçe karakterlerle dolu mail, bilgisayar sistemi “Türkçe” desteklemeyen birisinin çivi yazısı gibi olacak ve okunamayacaktır. Bu yüzden, özellikle listelere, tartışma öbeklerine ve yurt dışındaki adreslere gönderilen maillerde Türkçe karakterler kullanmaktan kaçınmalısınız. Bunun Türkçe’yi sevmekle/sevmemekle bir ilgisi yok. Bir unicode sistemi tam standartlaşıp oturmadan ve sistemlerde yaygınca desteklenmeden bunu yapmak yarardan cok zarar verebiliyor. Ancak, maili gönderdiğiniz kişinin e-posta programının ve bilgisayar sisteminin gönderdiğiniz iletideki türkçe karakterleri görüntüleyebileceğinden %100 eminseniz, kullanmanızda bir sakınca yok.
E-Mail gönderirken dikkat edilecek noktalar var mı?
E-posta, internet servisleri arasında en yaygın kullanılanıdır. Kullanımda bazı noktalara dikkat etmek gerekir: (Bu bölümün yazımında, e-mail netiquette’den yararlanılmıştır.)
Adresler ve İsimler :
Eğer kullandığınız mail programı izin veriyorsa, kendi isminizin e-posta mesajınızın başında çıkmasını temin edin.
Gerçek isim ve gerçek e-posta adresi kullanın.
e-posta göndereceğiniz kişinin adını da, eğer kullandığınız mail programında böyle bir seçenek varsa, mutlaka yazın. Söz gelimi,
gokcol@sariyer.cc.itu.edu.tr yerine gokcol@sariyer.cc.itu.edu.tr (Orhan Gokcol)
şeklinde bir bilginin e-postanın başında çıkması daha tercih edilir. Böylece, eğer kullanıcı adını yanlış yazmışsanız, e-postanızın gittiği yerdeki postmaster, gerçek kullanıcı adından, e-postanın kime gönderildiğini anlayabilir.
Konu (Subject) kullanımı:
Öncelikle gönderilen maillerin Subject (Konu) kısmını boş bırakmayıp doldurmak cok faydalıdır. Özellikle listelere gönderilen maillerde buna dikkat etmek gerekir. ‘Subject:’ alanına yazacaklarınız, mailinizin içeriğine uygun anahtar kelimeler ve kısa bir tanım olabilir.
e-posta’nızın ne hakkında olduğunu belirten “konu” satırına mail ile alakasız şeyler yazmayın.
Size gelen postalara yanıt verirken, eğer gelen içerik dışında şeyler içeren bir cevap yazacaksanız (özellikle listelerden gelen e-postalarda bu çok önemli) cevap verdiğiniz mailin konu adında da gerekli eklemeler ya da düzeltmeler yapmayı unutmayın.
Mesajın Uzunluğu, İçeriği ve Formatı :
Mesajınızı, karşılıklı yazışmanın içeriğine uygun uzunlukta tutun. Gerekmedikçe, uzun e-postalar hazırlamayın. Konuşmadan farklı olarak, e-posta haberleşmelerinde yazı kullanıldığı için, özellikle listelere gönderilen iletilerde, içeriği çok kolay kaçırabilirsiniz. Bu da e-postanızın okunmasını zorlaştırır.
e-postanızın içeriğini, “Subject” (konu) alanına yazdıklarınız kapsamında tutun. Aynı e-postada başka bir konudan da bahsedecekseniz, bunu ikinci bir e-posta ile ayrıca verin.
e-postalarınızda, sadece büyük harf kullanmayın. Türkçe harfler yerine geçmek üzere, ç,ü,ö,ğ,ı gibi harfler yerine cümle ortalarında C,U,O,G,I vb kullanmayın. Bu tip yaklaşımlar sadece okumayı zorlaştırmaktadır. Böyle e-postaların sonuna kadar aynı dikkatte okunamadıklarından da emin olun.
e-postalarınızda mutlaka düzgün cümleler kurun. Sözcükleri tam yazın. Aksi halde, gönderdiğiniz e-posta kafa karıştırmaktan öteye gitmeyecek ve anlaşılmayacaktır. e-posta iletişiminin hızlı olması, yazarken çala-kalem ve dikkatsiz olmamızı gerektirmez.
Özellikle listelere, tartışma gruplarına o anki kızgınlığınızla oturup alel-acele yanıtlar göndermeyin (flame mails). Bu tip e-postalar, çoğunlukla, gönderildikten hemen sonra çok ters tepkilere yol açar ve genellikle gönderen de, “keşke göndermeseydim” der.
Mail programınız bazı formatlama seçenekleri sunabilir (yazıyı italik, koyu renk, renkli yapma, e-posta içinde animasyonlar, resimler, ses vb kullanma gibi). Ancak, gelecekte bu değişecekse de, günümüzde kullanılan e-posta programlarının büyük bir çoğunluğu sadece düz yazıyı anlayabilmektedir. e-posta gönderdiğiniz kişinin kullandığı mail programının bu tip formatları desteklediğinden emin olmadan bu tip özel formatlı mesajlar göndermeyin.
e-postalarınızda kredi kartınızın numarası gibi bazı özel bilgileri yazarken dikkatli olun. Unutmayın ki, e-posta hala çok güvenli değil. Birisi, e-postanızın içine bakabilir ve bazıları için geçerli kredi kartı numaraları, bankadaki para gibidir. Kötü sürprizlerle karşılaşabilirsiniz.
Yanıtlar :
Size gelen mesajlara yanıt yazarken, orijinal mesajdan gerektiği kadarını da cevabınıza ekleyin. e-posta gönderen kişi, yazdığı birçok mesaj arasında içeriği kolayca hatırlayamıyor olabilir. Özellikle yanıtlarınızı gelen mesajın ilgili yerlerinin hemen altına yazarsanız içeriği de tutturmuş olursunuz. Günümüzde kullanılan hemen hemen tüm e-posta programları, cevaplarda orijinal mesajın da e-postanın sonuna otomatik olarak getirilmesine olanak tanırlar.
e-postanıza, orijinal mesajdan MÜMKÜN OLDUĞUNCA AZ VE GEREKTİĞİ KADAR ekleme yapın. Unutmayın ki, aynı mesaja yanıt veren tüm kişiler orijinal mesajı silmeden olduğu gibi kendi e-postalarına eklerlerse, 5-6 tekrar sonra durum oldukça can sıkıcı olmaya başlar. Hiç kimse, 100 satırlık bir orijinal mesajı e-postasına ekleyip sonuna da 2 kelimelik, “Aynı fikirdeyim” şeklinde bir mesajı görmek istemez. Bu konuda çok dikkatli olmak lazım.
Mesajınızı nereye gönderdiğinize dikkat edin. Aynı listeye üye bir arkasaşınızın mailini alınca ona “özel” yazdığınız bir mesajı çok kolayca “yanlışlıkla” doğrudan listeye gönderebilirsiniz. Listelere gönderilen “özel mesajlar” liste üyelerince (haklı olarak) pek hoş karşılanmaz.
İmza Kullanımı :
Her zaman , “imza” kullanmaya özen gösterin. İmza dosyalarınızda, Isminiz ve e-posta adresiniz dışında size ulaşmak için diğer alternatif yolları (web sayfası adresi, telefon fax gibi) da verebilirsiniz. Bazı durumlarda, e-postalar “gateway” ler arasından geçerken mailinizin başlığındaki size ait bilgiler eklenmeyebilir ve maili alan kişinin, maili gönderen kişi hakkındaki tek bilgisi mail sonunda kullandığınız imza bilgileri ile olabilir.
Imzalarınızı “mümkün olduğunca kısa” tutun. 4 ila 7 satır arası normal uzunluk kabul edilir. Çok uzun imzalar, özellikle liste ve haber gruplarına gönderilen mesajlarda, çok tepki çeker.
Imza alanlarında, kişisel bilgiler yanında bazı “fazladan” satırlar da kullanılabilir. Buralara, genellikle, atasözleri, özlü ibareler, şarkı nakaratı, bir şiirden alıntı, değişik konularda mesajlar vb yazılır. Öncelikle bunlar çok uzun olmamalı. 5,000 kelimelik bir metni kimse bir e-postanın arkasında imza olarak görmek istemez. Bunun yanında, mailinizi okuyanlar için “tahrik edici” olabilecek mesajlar, yaşadığınız yere has ve başka yerlerde hiçbir anlamı olmayan bazı ibareler vb gibi mesajları imzalarınızda kullanmamaya özen gösterin.
Mail programınız destekliyorsa, birden fazla imza dosyası oluşturup, değişken bir şekilde farklı ortamlar için farklı imzaların kullanılması bazı sorunlarınızı çözebilir.
Genel : Elektronik posta, diğer insanlarla haberleşme ve bilgi alma amacıyla kullanılır.Bu yüzden, insanlarla olan diğer ilişkilerde olduğu gibi, e-posta ile iletişimde de bazı noktaları akılda tutmakta fayda var.
Birisine, ya da bir gruba/listeye bir konu hakkında soru sorduğunuzda “lütfen” demeyi unutmayın. Sizin için birisi yanıt yazmış, sorununuzla ilgilenip çareler üretmeye çalışmışsa, bir mail ile ilgili kişiye “teşekkür ederim” demeniz herhalde sizi yaralamaz. Günlük yaşamlarında son derece nazik olan pek çok insan, elektronik haberleşme ortamlarında bambaşka oluveriyorlar. Oysa, ortamlar farklı da olsa, hem gerçek hayatta hem de elektronik haberleşme yaparken ilişkide bulunduklarımız “insan”.
Sorularınıza hemen cevap beklemeyin. Mailinizi gönderdikten 10 dak. sonra bir yanıt alamayıp “kimsenin sizi önemsemediğini” düşünmeyin. İnsanlara biraz zaman tanıyın.
Eğer mail ile bir soru soruyorsanız, çok açık ve sade bir biçimde sorununuzu tanıtın. Gerekli tüm bilgileri verin. Söz gelimi, “Netscape programım çalışmıyor, neden?” şeklinde bir sorunun anlamsızlığını bir düşünün.
Elektronik posta, insanlarla iletişim amacını taşır. Bir mail yazdığınızda göndermeden önce bir kere okuyun ve kendi kendinize “ben bu maili alsaydım ne yapardım, reaksiyonum ne olurdu?” diye sorun. Unutmayın ki, yazdığınız bir cümle öyle kalmak zorunda değil. Göndermeden önce değiştirebilir, anlamını daha iyi pekiştirebilirsiniz. Yazılı anlatımım sözlü anlatıma karşı bu üstünlüğünü kullanın.
Diğer :
Hayatınızda hiç görmediğiniz kişilere mail yazarken kullanılan hitaplarda anlatımda vb dikkatli olmak lazım. Bu da bir e-posta ahlakıdır.
e-postanızı her gün kontrol edin ve postalarınızı, limitinizi aşacak kadar sistemde tutmayın
Gereksiz mesajları okuyunca silin, çünkü e-posta kutusunda durması, sisteme gereksiz disk alanı harcatacaktır.
e-posta kutunuzda duran mesajları, minimum sayıda tutun.
İleride başvurmak için saklayacağınız mesajları, kendi disk bölgenize, ya da sistem dışına (kendi PC’nize vb) aktarın.
Hiç bir zaman e-postanızın, sadece siz ve gönderdiğiniz kişi tarafından okuyabileceğini zannetmeyin, telefonda söyleyemeyeceğiniz şeyleri, e-posta ile de göndermeyin.
Başkalarının eline geçince, sizi zor durumda bırakabilecek bilgileri e-posta ile göndermeyin, (ya da, akşam haberlerinde yer almayı goze alin 🙂 .
e-postanızı uzun sure okuyamacağınız durumlarda, üye olduğunuz listelerden kaydınızı sildirin, çünkü bunların çoğu çok sayıda mesajlarla posta kutunuzu dolduracaktır.
Başkalarını rahatsız edecek, tehdit, küfür, eşek şakası işleri icin de e-postayı kullanmayın.
İceriğini anlamadığınız, nerden geldiği belli olamayan mesajları, acilen silin.
Disk alanındaki dosyaları bilmek ve bunlarla ilgilenmek te kullanıcının sorumluluğundadır.
Dosyaları, özellikle başka yerlerden getirdiğiniz dosyaları, virus taramasından geçirmeden çalıştırmayın.
Email Alias Ayarları
Alias aynı email adresinize verilen değişik isimlerdir. Örneğin “info” email adresinize “sales” “pazarlama” “destek” gibi alias isimler verebilirsiniz. Bu durumda sales, pazarlama ve destek adreslerine gelen emailler doğrudan info adresinize yönlendirilecektir.
Web browserınızı açın ve mail kontrol panelinize girin.
http://domainisminiz.com:8383
Örnek: http://atanet.net:8383.
Logon linkini tıklayın ve size verdiğimiz user ID ve password (şifre) giriniz.
User Administration tıklayınız.
Add Alias tıklayınız.
Aşağıdaki bilgileri doldurunuz.
+ Alias – Bu alias ismidir. Buraya emaillerin gelmesini istediğiniz kullanıcı adresini yazınız. Örneğin maillerin sales@domainisminiz.com adresine gelmesini istiyorsanız, buraya sales yazınız.
+Destination – Alias adresine gelecek email adreslerinin yönlendirileceği adrestir.
Save linkini tıklayınız.
“Nobody” alias kullanımı ;
Size email göndernek isteyenler bazen sizin email adresinizi yanlış yazabilir ve bu durumda emailler size ulasmadan geri gidebilir. Bu nedenle http://mail.domainisminiz.com:8383 admin kontrol panelindeki “nobody” aliasına forward adresi ilave etmenizde fayda var. Bunun için:
• http://mail.domainisminiz.com:8383 mail admin panelinize giriniz.
• “user administrator” tıklayınız.
• “list aliases” tıklayınız.
• “nobody” aliası tıklayınız ve buraya forward adresinizi yazınız.
Bu sekilde xyz@domainisminiz.com şeklinde yanlış yazılan bir email adresi geri gitmez ve forward olarak belirttiğiniz email adresine ulaştırılır.
Diğer servisler üzerinden e-posta kullanımı
Salt e-posta programları kullanarak gönderme yanında e-posta, değişik internet servislerinin bir parçası olarak bunların içine yerleştirilebilmektedir. Web ve Gopher içinden e-posta ve news programları içinden e-posta kullanımları buna en guzel örneklerdir. Web içinde, e-posta adreslerine linkler konulabilmektedir. Özellikle, bir kişiye ait “Web Sayfası” nı ziyaret ettiğinizde oradan ayrılmadan ve ayrı bir mail programı kullanmadan ona bir e-posta mesajı bırakabilirsiniz. Ya da, Web üzerinden eriştiğiniz bilgileri o ortamdan çıkmadan başka bir kullanıcıya e-posta ile gönderebilirsiniz. Ayrıca, usenet haberlerinin okunmasını sağlayan “news reader” programları da okunan bir habere cevap yazılmasını sağlayacak kendi içinde (built-in) e-posta gönderme sistemine sahiptir.
CGI Perl Genel Husular
Genel Hususlar:
Perl scriptlerin çalışması için binary olarak değil ASCII kodunda transfer edilmesi gerekir. FTP programınızda binary yerine ASCII seçtikten sonra script tranferi yapınız.
perl dosya uzantısı: .pl
Linux Server:
Web siteniz Linux serverde ise genel path aşağıdaki gibidir. Bu path perl dosyasının en başına koyulmalıdır.
Date: /bin/date
Perl : #!/usr/bin/perl
PHP: #!/usr/local/bin/php
Sendmail: /usr/sbin/sendmail
Windows NT Server:
NT server için path kullanmanıza gerek yoktur, server otomatik olarak path bulacaktır.
perl executable path: C:\Perl\bin\Perl.exe
CGI Nedir?
The Common Gateway Interface (CGI): HTML sayfalarını dinamikleştirmek için kullanılan programlama standardı dır.
CGI, C/C++, Java gibi bir programlama dili değildir. CGI çok çesitli diller kullanılarak yazılabılır. Şu anda en çok popüler olan CGI dili Perl dir. CGI ın en büyük özelliği, websitesi ziyaretçisiyle karşılıklı diyaloğa girmesidir. Kullanıcının istekleri doğrultusunda dinamik olarak HTML sayfaları yaratılır, operasyonlar gerçeklestirilir, email gönderilir vs. Böylece websiteleri kuru ve statik HTML sayfası görünümünden kurtularak, dinamik ve interaktif bir hale gelir.
CGI progralarını .pl veya .CGI gibi eklerden tanıyabilirsiniz. CGI programları webserver tarafindan çalıştırılır. Şu anda en çok kullanılan Apache, IIS gibi webserverler CGI desteklemektedir.
PERL (Practical Extraction and Reporting Language): en çok kullanılan CGI programlama dili Perl dir.
CGI nasıl çalışır?
İnternet sunucusunda, kullandığınız dilin yorumlayıcısı (interpreter) olmalıdır. Yazmış olduğunuz kaynak kodunun başına bu yorumlayıcının adını yazarsanız, kod çağırıldığı zaman sunucu tarafından yorumlanıp hemen çalıştırılır ve sonuç HTML’e çevrilerek ekrana yansır. Olay tamamen sunucu tarafında gerçekleştiğinden kullanıcı ya da browser, bir programın çalıştığını anlamaz ve bundan etkilenmez. Ayrıca CGI’lar kendilerine ayrılmış özel dizinlerde (genelde /cgi-bin olur) çalışırlar. CGI’lar ya HTML sayfası gibi bir linkten veya düğmeden çağrılarak çalıştırılır ya da HTML içine gömülerek sayfaların içeriğinde kendilerini gösterirler (içinde CGI çalıştırma komutu bulunan sayfaların uzantısı genelde .shtml ‘dir).
CGI ile sayfa yönlendirme nasıl yapabilirim ?
Bir sayfa URL adresi yazılınca başka bir sayfaya yönlendirme işlemi aşağıdaki kodla yapılabilir.
CGI ile yönlendirme orijinal yünlendirme yapılacak sayfa CGI dökümanı olduğunda kullanılabilir.
!/usr/bin/perl
print “Location: http://atanet.net/newfile.pl\n\n”;
Koyu yazılan yere yönlendirme yapılacak sayfanın URL adresini yazınız ve bu sayfayı eski sayfanın yerine save ediniz. Örnek: eskidosya.pl
