E-İş ve E-Ticaret için sanal ortam etik kuralları
E-İş ve E-Ticaret internet üzerinde olduğu için, en genelde internet kullanım etiğine uymak gerekir. Özetlemek gerekirse;
1) Birçok kişi ve şirket, insanların e-posta adreslerine kendi şirket tanıtımlarını göndererek reklam yaptıklarını sanmaktadır. e-posta adresi, internet kullanıcısının kendine ait bir özelliğidir ve izinsiz kullanılmamalıdır.İnsanların e-postalarına gereksiz şeyleri postalamak “spam” diye tabir edilen ve internet kullanım etik kurallarına uymayan bir davranıştır.
2) Kendi veritabanınızda bulunan e-posta adreslerini hiç bir şekilde başkalarının kullanımına sunmayın. Eğer bu e-posta adreslerine promosyon amaçlı herhangi bir ürün reklamı ya da benzeri şey göndermek isterseniz, ilk e-posta kaydı sırasında bunu kullanıcıya teyit ettirin.
3) Elektronik iletişim, “sanal” olsa da, sonuçta insanlar arasında olan bir faaliyet. Bu sebeple, normal hayatta tasvip etmediğiniz hiçbir şeyi bu ortamlarda da yapmayın.
4) Ticari etik kurallarına elektronik ortamda da uyun. Ürün ve hizmetlerin fiyatları, ürün teslim sürelerine riayet, müşteri bilgilerinin mahremiyeti gibi konulara çok dikkat edin.
E-İş ve E-Ticaret arasındaki farklar nelerdir?
E-iş, internet haberleşme araçlarını (web bilgi sayfaları, e-mail, grup posta haberleşme araçları (liste servisleri), haber öbekleri) kullanarak, potansiyel müşterilerle ilişkiye geçmek ve kısa/orta/uzun vadede işinizi geliştirmek, pazarlama/reklam vb gibi konularda internet teknolojilerini kullanmak anlamına gelir. Kısaca, internet ortamı, insanlarla tanışma ve iş yapma mekanıdır. E-İş sonunda illa ki bir para akışı olmayabilir. Ancak, e-iş bağlantılarının doğal uzantısı, ticari kazanç sağlamak (para akışı, e-ticaret) olarak düşünülmelidir.
E-ticaret ise, Elektronik ortamda (büyük çapta internet üzerinde) para kazanacak aktiviteleri içerir. E-ticaret sonucunda, net bir para akışı vardır.
Elektronik Ortam ve İnternet; e-ticaret için ne kadar güvenli?
Elektronik Ortam ve İnternet; e-iş ve e-ticaret için ne kadar güvenli?
İnternet üzerinde dolaşan bilgi paketleri, bir takım güvenlik protokolleri yardımıyla “şifrelenerek” gönderilir. Bunlardan en popülerleri SSL (güvenlikli web oturumu ve karşılıklı bilgi değiş-tokuşu) ve SET (kredi kartı uygulamaları) dir. SSL (Secure Sockets layer) ve SET (Secure Electronic Transaction) sayesinde, bilgi güvenli bir şekilde “sadece” doğru kişiye iletilir ve bilgiyi gönderen bilgisayar ile alan bilgisayar arasında güvenli bir veri iletişimi kurulur.
Böylece, kredi kartı numarası, isim, adres vb gibi bilgiler güvenli olarak iletilir. İnternet üzerinde alışveriş yapılan tüm merkezlerde alışveriş yapılırken bu tip güvenlik sistemleri kullanılır. 128 bir şifreleme algoritmaları kullanan bu sistemler, e-ticaret için gerekli “güvenli iletişim” ortamını sağlarlar.
Elektronik ortamda para akışı nasıl oluyor?
Elektronik ortamda para akışı; kredi kartı ödemesi, doğrudan elektronik fon transferi gibi tamamen elektronik ortam çözümleri şeklinde kendini göstermektedir. Ayrıca, 1990’ların sonunda gündeme gelen siber para (cyber-cash) yöntemi de önümüzdeki dönemlerde internet üzrindeki ticaretin önemli bir kısmını oluşturacaktır. Bu kapsamda, elektronik çek, elektronik para (e-cash), elektronik borç alma/verme gibi kavramların günlük hayatımızda daha sık görüneceğini söylemek mümkündür.
Elektronik Para
e-para, tam olarak, kullandığınız bilgisayarın sabit diskinde sizin adınıza bulunan, ve internet üzerinde yaptığınız alışverişlerde harcayabileceğiniz paradır. Siz harcama yaptıkça, harcadığınız miktar toplamdan düşülür. e-para kullanımı pek yaygın değildir. Ancak, gelecekte sık kullanacağımız bir araç olabilir. Aşağıdaki satırlar bazılarımıza şu an bir fantazi gibi gelebilir.
Temel olarak, gidip, e-para servisi veren bir bankadan, kredi kartımızla ya da peşin ödemeyle, bir miktar e-para alıyoruz. Daha sonra, banka bu miktarı bizim bilgisayarımıza transfer ediyor.Internet üzerinde bir alışveriş yaptığımızda da, eğer burada e-para geçiyorsa, sipariş formunda e-para ile ödeme yapılacağını belirtiyoruz. Miktar otomatik olarak bilgisayarımızdaki miktardan düşülüyor. Bütün bu işlemler, e-para servisi veren bankamızdan da kontrol ediliyor. Bazı uygulamalarda, e-para ödemesi doğrudan bankadan yapılıyor. Bu durumda, size bir e-posta mesajı ile, ilgili siparişi alıp almayacağınız soruluyor. Böylece, alışverişlerde, fiziksel olarak alışageldiğimiz “para dolaşımı” ortadan kalkıyor.
En popüler 3 dijital para sistemi şunlardır : Digital Cash (http://www.digicash.com), Cyber Cash (http://www.cybercash.com) ve First Virtual (http://www.fv.com). Ilgili yerlere web listeleyicinizle bağlanıp daha ayrıntılı bilgiler alabilirsiniz. Tüm dünyada, e-para kabul eden banka sayısı ise hızla artmaktadır.
2019 Yılına ait e para bilgilerini bu makalenin sonunda okuyabilirsiniz. Güncellenecektir.
Elektronik Ticaretin dünya ve ülkemizdeki gelişimi nasıldır?
Sadece “çok hızlı” diyebiliriz. Global ekonomiden çok fazla pay alan e-ticaretin, bazı görüşlere göre, 2002 yılı başından itibaren geleneksel ticari faaliyetlerden daha etkin bir konuma geçeceğini bekleyebiliriz.
Hükümetler ve belli başlı ekonomik gruplar (Avrupa Topluluğu, OECD gibi) elektronik ticaret konusunda hem yasal hem de teknik düzenlemeler konusunda çalışıyorlar. 1999’da, ABD’de elektronik ticaret hacminin tüm ticari faaliyetler içindeki oranı %1 gibi küçük bir miktar. Ancak, bu oran birkaç ayda bir katlanarak artmakta ve sürekli olarak, uzmanlarca öngörülen değerlerin üzerine çıkmaktadır.
Ülkemizde ise, şu an için elektronik ticaretin boyutlarıyla ilgili sağlıklı bir veri ve yapılmış bir araştırma yoktur. Ancak, internet üzerinden elektronik bankacılık ve sanal marketler üzerinden on-line alışveriş merkezi uygulamaları başta olmak üzere, seyehat rezervasyonları, elektronik eşya satışı vb gibi konularda ciddi bir elektronik ticaret pazarının oluşmaya başlama sinyalleri verdiğini söyleyebiliriz (Mayıs 2000).
2018 Yılına ait güncel veriler bu makalenin sonuna eklenecektir.
E Ticaret Nedir?
E-Ticaret için verilebilecek tek bir tanım yoktur. Bazı görüşlere göre, e-ticaret (E-Commerce), her türlü malın ve servisin bilgisayar teknolojisi, elektronik iletişim kanalları ve ilgili teknolojiler (akıllı kart-smart card-, elektronik fon transferi -EFT-, POS terminalleri, faks gibi) kullanarak satılması ve satın alınmasını kapsayan bir kavramdır. Başka bir görüşe göre ise e-ticaret, ödeme işleminin internet üzerinden yapıldığı alış-satışları içermektedir.
E-Ticaret yoluyla oluşan ekonomi de, dijital ekonomi, elektronik ekonomi (e-ekonomi) olarak tanımlanmaktadır.
Elektronik iletişim teknolojileri ticari hayatta aslında uzun yıllardır (1980’lerden beri) kullanılmaktadır. Ama, internetin e-ticaret için kullanılması çok yenidir (1997’lerden beri). Zaten internet asıl gelişimini (patlamasını) ticari kullanımı artmaya başladıktan sonra yaşamaya başlamıştır. Sonuçta, internet’in yaygınlaşması ile birlikte, web ve e-posta uygulamalarının e-ticaretin doğal mekanı haline haline geldiğini söyleyebiliriz.
İnternetin ticari ürünleri satmada kullanımı, ilk başta “belki olabilir” türünden ve süslü web sayfalarından oluşan birtakım denemelerden ibaretti. Ancak, Amazon.com, Dixons, Yahoo gibi örneklerin 1-2 yıl içerisinde, sadece internet üzerinden sattıkları servislerle birer büyük şirket şekline gelmeleri, birden bu denemeleri ve hayalleri gerçeğe dönüştürüverdi. İnternet üzerinde dönen ekonomi her geçen gün artmaktadır. Hatta, 1999 yılında Amerikan Ticaret Bakanlığı’nın yaptığı bir araştırmada (http://www.ecommerce.gov ) internet ekonomisinin (ucuz girdi ve iş gücü, az maliyet vb sebebiyle) enflasyon oranının azaltılmasında rol oynadığı saptanmıştır.
OECD, Avrupa Topluluğu, ABD gibi ekonomiler, internet üzerinden yapılan elektronik ticaretin globalleşmesi ve sağlıklı bir yapıda gelişmesi konusunda 1990’lı yılların sonlarından beri stratejik toplantılar yapmakta ve ortak eylem planları geliştirmeye çalışmaktadırlar. Bu çalışmalarda,
kullanıcılar ve müşterilerin elektronik ticarete güvenlerinin artması (kişisel bilgilerin güvenliği, güvenli kredi kartı kullanımı, müşteri haklarının korunması vb), geleneksel ticari faaliyetlerin yapılabilmesi için geliştirilmiş/düzenlenmiş yasa ve kuralların elektronik ticari pazara da hitap eder hale gelmesi, elektronik ticaret için oluşturulan bilgi/iletişim altyapısının geliştirilmesi, elektronik ticaretten alınacak verimin arttırılması gibi unsurlar göz önünde tutulmakta ve bu konularda hükümet politikalarına yön verecek kararlar alınmaktadır.
2010 yılına kadar, Avrupa Topluluğu bünyesinde, e-ticaret ile ilgili konularda 20 milyon yeni iş olanağı yaratılacağı tahmin edilmektedir (EU Summit, Mart 2000, Lizbon, Portekiz).
Bu ve benzeri örnekler ve açıklamalara baktığımızda, globalleşen dünyada e-ticaretin ne kadar önemli olduğunu görmekteyiz.
Ülkemizde de, 1998’den sonra, bazı büyük alışveriş merkezleri internet üzerinde satış mağazaları açmışlar, ayrıca kurumlara ve bireysel girişimcilere elektronik dükkan (e-dükkan) kiralayan servis sağlayıcılar ortaya çıkmaya başlamıştır. Basın ve bankacılık alanlarında, konularında öncü niteliği olan bazı kuruluşlar, e-ticaret alanında da yatırımlarını (2000’lerin başlarında) hızlandırmışlardır.
E-Ticaret sadece internet üzerinden mi yapılır?
Büyük ölçüde evet. Çünkü, internet teknolojileri ve internet iletişim altyapısı, artık her türlü veri dolaşımı için de-facto standart haline gelmiştir. Ancak, her türlü elektronik iletişim cihazının (faks, POS makineleri, kredi kartı, smart card vb) kullanımı da, e-ticaret kapsamında değerlendirilebilir ve bu olanaklar yıllardır kullanılmaktadır. Günümüzde, web arayüzlü elektronik dükkanlar (işyerleri) doğal e-ticaret mekanlarıdır.
E-Ticaret ve Halkla İlişkiler
Halkla İlişkiler, büyük ölçüde, müşterilerin her türlü sorunlarına (hem ürün satın alan, hem de ürün almayan, sadece dükkanınızı dolaşan) tatmin edici cevaplar verebilmek ve onlarla her türlü diyaloğu verimli bir şekilde devam ettirmek, insanları ürünleriniz ve şirketiniz konusunda bilgilendirmek böylece tanınmışlık oranınızı arttırmak anlamına gelir. Bunun için, ilk anda, yukardaki konularda insanların ilk aklına gelebilecek soruları saptayıp (tahmin edip) bunlara kısa, öz ama tatminkar cevaplar yazıp ilgili dökümanı, herkesin kullanımına sunabilirsiniz. Söz gelimi, dükkanınıza gelen bir müşteri, ürünleriniz hakkında sorular sorabilir, firmanızı daha yakından tanımak isteyebilir, güvenilirliğiniz ve on-line alış-veriş konusunda şüpheleri vardır. Bütün bunları, önceden hazırladığınız bilgilerle cevaplayıp böylece e-dükkanınıza gelenlerin gözünde güvenilirliğinizi arttırabilirsiniz. Ürün şikayetleri (sattığınız şey bozuk/çalışmıyor), satış/ödeme sorunları (kredi kartı kullanımı, teslimat süreleri), satış sonrası ilgi ve servis e-dükkanlara gelen müşteriler için ilk anda dikkate alacakları konular olacaktır. Ayrıca, ziyaretçilere kısa anketlerle fikirlerini sorup belki sonra onlara otomatik oluşturulan bir e-posta mesajı ile cevap vermek ve teşekkür etmek e-dükkanınızı ziyaret edenleri önemsediğinizi gösterir ve kesinlikle olumlu puan kazanırsınız
Neden E Ticaret?
E-ticaret konusuna tüm iş çevrelerinin dikkat etmesi ve bunu ciddiye almaları gerekir. Çünkü e-iş ve e-ticaret modelleri şirketlerin yeni pazarlara açılmasına yardım etmektedir. Bu yeni pazar, hayatlarının önemli bir kısmında internet kullanan yüzmilyonlarca insandan oluşmaktadır ve burada herhangi bir coğrafi sınır da yoktur. Ayrıca, iletişim teknolojilerinin sağladığı hız, ucuzluk ve güven pazarlama stratejileriyle birleştiğinde, global olarak, işletmelerin karlılığını arttırmaktadır. Ticaret ve iş ilişkilerinde elektronik ortamların ve özellikle internet teknolojilerinin kullanılmasıyla;
- Mevcut iş imkanları büyüyecektir,
- Halen pazarlanan ürünlerin satışı daha kolaylaşacak ve reklam, ürün tanıtım, satış öncesi ve sonrası destek ve benzeri kanallar tamamen elektronik ortamda daha efektif kullanılabilecektir. Otomatik bilgi dağıtım sistemi yardımıyla, müşterilere ve daha geniş kitlelere kolayca ulaşılabilecektir,
- Global olarak, iş dünyasıyla olan etkileşim artacaktır,
- İş verimlilik analizleri ve planlamalar daha kolay yapılacaktır,
- Uluslararası pazarlara kolayca ulaşabilme imkanı olacaktır.
E-Ticaret, 2000’li yıllarda, uzmanların tahmininden 2-3 kat daha hızlı büyüyen bir ekonomi mekanizmasıdır. Global ekonominin geleceği, artı e-ekonomidedir. Bu belli oldu. Ticari işletmeler böyle bir ortamda yer almak zorundadırlar. Yoksa, pazar payları düşecek ve kimseyle iş yapamaz hale geleceklerdir. Yakın gelecekte, e-dükkanı olmayan, e-posta kullanmayan ticari kuruluşlar muhakkak ki, işlerini geliştirmede ve kar etmede, yeni iş bağlantıları kurmada çok zorlanacaklardır.
Web Tasarım Kuralları
Web sayfalarının geleneksel pazarlamadan ve yazılı medyadan üstün olduğunu gösteren 10 neden.
1- Bir Web sayfası sadece onu okumak isteyen “hedef kitle”ye ulaşır.
2- Web sayfası etkileşimli bir aygıttır. Kullanıcının o Web sayfasına bağlanmasının tek nedeni, o konu hakkında daha çok bilgi sahibi olmaktır. İyi hazırlanmış bir Web sayfası kişiyi araştırmaya teşvik eder.
3- Web sayfaları hazırlamak için kağıt ve mürekkebe ihtiyaç yoktur. Tek masrafınız telefon hat ücreti ve sizin kontrolünüz dışında gerçekleşebilecek problemler olacaktır.
4- Web sayfaları yaratırken geleneksel bir sayfa düzeni takip etmeniz gerekmez. Hayal gücünüzü olabildiğine kullanabilirsiniz.
5- Web sayfaları kolayca (ve çok ucuza!) düzeltilip tekrar yayımlanabilir.
6- Sayfalarınız zamanın da etkisiyle yeniliklere uğrayacaktır. (Böylece sizin de bu piyasa yeniliklerini kullanıcıya tanıtma şansınız olacak)
7- Sizin devamlı bir uğraş içinde olmanıza gerek yok Web sayfalarınız 24 saat boyunca tüm dünyaya açık olacak ve müşterilere “etkileşimli” bir hizmet verecektir.
8- Web sayfalarınızı önceden seçilmiş bir müşteri grubunun fikirlerini ve beklentilerini öğrenmek için kullanabilirsiniz.
9- Web sayfalarınız konuyla ilgisi olmayan insanlara değil, bilgisayar karşısında her an birşeyler öğrenmeye hazır “ilgili” bir kitleye sunulacaktır.
10- Web sayfalarınızın kaderi diğer medyalar gibi bir çöp kutusunda sonlanmaz çünkü onlar “sonsuza kadar kullanılabilecek” şekilde yaratılmıştır.
Neden HTML öğrenmelisiniz?
Bunu hiç kendinize sordunuz mu? Veya HTML’yi öğrenmeniz gerekli diyen oldumu? Neyse ben bu websitenin ziyaretçisi olarak, anasayfadaki Neden HTML öğrenmeli? linkini tıklayıp, buraya kadar geldiğinize göre size neden öğrenmeniz gerektiğini anlatayım.
HTML (Hyper Text Mark-up Language) web sayfalarımızı hazırlarken kullandığımız lisandır. Bizler Browserin (tarayıcı program) adres çubuğuna www. diye başlayıp, bir web sitesinin adresini yazdığımız zaman, browser, istediğimiz web sayfasını arar, bulur, o sayfadaki HTML kodunu bizim ekranımızda görüntülenecek şekilde yazar döker ve bizde o web sitesinde ne var ne yok öğrenmiş oluruz. İşte o yüklenen sayfalar HTML lisanı ile hazırlanmıştır.
HTML programlama lisanlarının içinde öğrenme açısından en kolay olanıdır. Bize sadece statik (yani dinamik olmayan) sayfalar hazırlatsa bile, olayın mantığını çözmemizde katkısı çok fazladır. Ayrıca bütün dinamik, yada bir başka deyişle interaktiv sayfalarda da belli bir ölçüde HTML kullanılır. HTML bilmeden web sayfası yapamazsınız. Elinde hiç bir basit aleti olmayan bir usta düşünün. Hiç tornavidası, pensesi, İngiliz anahtarı olmayan usta gördünüz mü? Ama biliriz ki, ustaların hepsinin kaynak makinası, küreği, malası yada su terazisi yoktur. Bu aletler sadece bir kısmında vardır.
İşte böyle, eğer sizde usta olmaya niyetliyseniz, yada en azından evde kırılanı döküleni onarmak istiyorsanız, tornavida, pense gibi temel aletlerin fonksiyonunu görecek HTMLyi öğrenmelisiniz.
HTML sayesinde ekmek parasını kazanmasanız bile, hiç değilse hoşça vakit geçirmenizi sağlayacak bir hobiniz olur, belki de internetin sağladığı fırsatlarla birgün en çok ziyaretçiyi çekecek bir websitesi hayaliniz olur ve bir de baktınız ki? Neden olmasın?
K.I.S.S.
Adının çağrıştırdığı gibi öpmekle filan ilgisi yok bunun. İngilizce bir kısaltma:
Keep It Simple Stupid
Özetle, ne yaparsak basit tutmamız gerektiğini vurguluyor. Biliyorsunuz basit her zaman güzeldir, basit her zaman kolay anlaşılır, basit her zaman kolay düzeltilir, basit şeyler daima ucuza malolur, çalışması her zaman garantilidir. Ayrıca basit websiteleri her zaman kolay yüklenir. Kolay yüklenmenin ne demek olduğunu da merkeze uzakta oturup, 56k modemle bağlanmaya çalışanlar en iyi bilirler.
Biz de websitelerimizi tasarlarken bu kuralı mutlaka uygulamalıyız.
Websitesinde basit 3 + 3 şeklinde tanımlanabilir. Yani her websayfasına 3 tane resim, 3 tane javascript. Bunun ötesi bir takım surfçüler için kabus denilebilir.
Ayrıca framelerden mümkün olduğunca kaçınmalısınız. Çünkü yüklenmeleri yavaştır, iki frame yüklenir, üçüncüsü nazlanır. Arama motorları frameli siteleri hiç endekslemez.
Ayrıca frameseti kurup, linkleri doğru çalıştırmayı becerebilmekte ayrı bir hüner ister.
İçerik deyince aklımıza ne gelir?
Websitenizi hazırlamaya karar verdiğiniz gün sanırım epeyi uykunuz kaçmıştır. Öyle ya hiç de kolay değil, nede olsa uğraştınız, çabaladınız, biraz HTML biraz CSS, biraz javascript derken yüzüne bakılır websayfalarınız ortaya çıkmaya başladı. Sonra? İşin sadece programlama kısmını hallettiğinizi anladınız. Peki ya içerik ne olacak? Herkes tutturmuş bir link derleme furyası gidiyor, insanlar önlerine gelen yerlerden sağ tıklayarak yürütebildiği kadar linki yürütüp kendi sayfalarına monte ediyor. Bu zahmetsiz çabaların sonunda birbirine benzeyen yüzlerce site var.
Ama siz hep farklı bir şey yapmak istediniz. İstediniz de şöyle aklınızı başınıza toplayıp, sitenize içerik olarak neler koyabileceğinizi kararlaştıramadınız. Bu arada aklınıza gelenleride arada unuttunuz gitti.
Sorun değil, aşağıda size neleri içerik olarak kullanabileceğinizi yazmaya çalıştım. Arasıra gelip kontrol edersiniz, gerçekten faydalı bir liste. Şahsen ben de bu listeye tekrar tekrar bakarım:
• Metin,
• Fotoğraflar,
• Maç Sonuçları
• Hisse senedi fiyatları,
• Video Klipleri,
• Melodiler (MP3, Midi v.s.),
• Animasyonlar,
• Makaleler,
• İnceleme sonuçları,
• Mesaj Panoları,
• Yıldız Falları,
• Dersler
• Haber Başlıkları,
• Karikatürler
• Oyunlar
• Arama kutuları
Bakın bunlar çok genel başlıklardır. Daha da özel hale siz getireceksiniz. Nasıl mı?
Elbette doktorumuzun sitesinde maç sonuçları, hisse senedi fiyatları yada yıldız falınızı bulamayacaksınız. Ama ziyaretçilerini rahatlatacak bir Midi ses dosyası ile müzik eşliğinde yazılarını okuyabilirsiniz. Eminim kendisinin doktorlar ile ilgili bir çok karikatüre erişimi vardır ve bunları bizimle paylaşmaktan zevk alacaktır.
Tabii ki Bypass ameliyatı nasıl olur, risk derecesi, ameliyat sonuçları, soru cevap bölümleri websitenin ağırlıklı bölümünü oluşturacaktır.
Ben kendisinin uğraştığı bu websitesi bitince buradan güzel bir örnek olması açısından link vereceğim. Heyecanla bekliyorum…
İş yerinizin Web Sitesinde olması gerekenler
Websitenizin anasayfası en fazla 10-15 saniye içinde yüklenmelidir. Yeni websitesi yapan işletmelerin en büyük hatası çeşitli efektler içeren bir anasayfa tasarımı yaptırarak müşterilerini etkileme gayretleri içine girmeleri olmaktadır. Yüklenmesi bazen dakikalar alan bu sayfalar, ilk 30 saniye içinde potansiyel ziyaretçilerin başka sitelere doğru yolculuğa başlamasına sebep olmakta. Siz kaç tane websitesinin yüklenmesi için 4 dakika beklediniz? Evet, merakla cevabınızı bekliyorum.
Nasıl daha fazla vurgulayacağımı bilemiyorum ama, Ana Sayfa çok hızlı yüklenmeli! Bu şekilde potansiyel ziyaretçiyi yakaladıktan sonra iç sayfalarda biraz geç yüklenmeyi göze alabilirsiniz. Dikkatlerini çektikten sonra ziyaretçileriniz elbette biraz daha sabırlı olacaklardır (ama genede çok fazla değil, iç sayfaların yüklenmesini mutlaka 1 dakikanın altında tutunuz.) Ayrıca unutmayın, size çok yakın olan bir ISP hizmet sağlayıcısından web sayfanız PCnize 15 saniyede yüklenebilir, ama bu, bağlantı hızı daha yavaş olan bir kişi için geçerli olmayabilir.
Hatırlanması gereken bazı önemli noktalar
İşyerinizin web sayfalarında olmaması gerekenler:
SES
Uzun yüklenme zamanı, hiç yada çok az faydalı bir efekt.
ANİMASYON
Çok hoş, ama küçük animasyon gifleri dışında bir şey koyarsanız, yüklenme bitmeden çok önce ziyaretçiniz gitmiş olacaktır.
BÜYÜK, ÇOK yada PARLAK RENKLİ
arkaplanlar Gri, bej veya ten rengi arkaplanları tavsiye ederiz. Grafik arkalplanlar (GIF resmi şeklinde olanlar) eğer küçük, çabuk yüklenir ve metni okumaya engel değil ise kullanılmasında bir sakınca yoktur. (UNUTMAYIN, ziyaretçinizin dikkatini dağıtmamalısınız. Sonuç itibarıyla bir satış yapmak yada bir mesaj iletmek için bu web sayfalarını hazırladınız, onların monitörlerini süslemek için değil.)
Herkes sizin tarayıcınızdan bakmıyor, yada tarayıcınızla aynı ekran çözünürlüğüne sahip değil; Sizin monitörünüzde çok güzel görünen bir anasayfa, ziyaretçinizin tarayıcısında apayrı bir görünüm alabilir!.. Ayrıca arkaplanda kırmızıdan kaçının, ortalığı kan revan içinde bırakmayın! Hem ürkütücü, hem de metni okumayı zorlaştırır.
Websayfanızı başka PClerden, değişik tarayıcı programları (IE, Netscape, Opera v.s.) ve değişik ekran çözünürlüğüyle kontrol ediniz. Unutmayın, iş iştir. Siz de mümkün olduğu kadar çok insana ulaşmaya gayret etmelisiniz.
JAVA – FRAME’ler
Bunlar iç sayfalarınızda müthiş efektleriniz için kullanılabilir, fakat arama motoru robotları anasayfanızda bunlardan birini görürse websayfanızı endekslemezler. (Robotları aldatabilirisiniz – ama, gerçekten gerekli değilse anasayfada FRAME kullanmayınız.)
KÜÇÜK, OKUMASI ZOR METİN
Biliyorum, çok güzel bir mesajınız yada çok satacak ürünler pazarlıyorsunuz, ama küçük ekranlı kişiler karınca duasına benzeyen yazılarınızı okuyamazlarsa nereden bilebilirler. Ayrıca tariflerinizi ekonomik yapınız, çok fazla kelime insanları okumaktan vazgeçirebilir. İşyerinizin web sayfalarında olması gerekenler:
ADRES BİLGİLERİ
Web sitenizin her sayfasında Şirketinizin Ünvanı, açık adresi, telefonu,email adresi, ilgili şahsın adı ve email adresi kesinlikle bulunmalıdır. Bu ziyaretçilerinizde ve müşterilerinizde güven uyandırır. Artık websitenize gelenler sizin kim olduğunuzu ve nerede olduğunuzu bilmektedirler. Ayrıca sipariş formunuz websitenizin tüm sayfalarından ulaşılabilir olmalıdır. Eğer müşterinizde satınlama dürtüsünü hissederse bırakın alsın. Sipariş formunu ararken ilgisini kaybedebilir.
ÜRÜNLERİN İZLENEBİLECEĞİ
Basit anlaşılabilir linklerle potansiyel müşterinin ilgili ürün sayfalarına yönlendirilmesi; bu sayfalarda ürün hakkında fiyat, detaylar ve gerekebilecek her türlü bilgi kayıtlı olmalıdır.
ÜRÜNLERİNİZİN RESİMLERİ
Sadece anlatmak yeterli gelmez. MUTLAKA resim koymalısınız, hemde İYİ bir resim olmalı. Resim ne kadar iyi ise satış şansınız da o kadar artar. Önce küçük bir thumbnail resmi koyun, eğer ziyaretçiniz ilgi duyarsa, o zaman thumbnaili tıklayıp yüklenmesini gönüllü olarak bekleyebileceği daha büyük bir resime link veriniz. Bu şekilde yüklenmesi 2 dakika sürecek bir grafik sürprizi yerine, böyle birşeyi bekleyerek karşılamış olurlar. Not: Bütün ürün resimleri kısa zamanda yüklenebilmeleri için JPEG formatında olmalıdır.
GERİYE LİNKLER
Anasayfaya geri dönüş linkleri her zaman gereklidir. Tamam, biliyoruz, tarayıcınızın bir GERİ (BACK) buttonu var, ama herkes herşeyi bilmiyorki. Anasayfa butonu deyip geçmeyin, ziyaretçi için kullanımı kolay bir web sitesi yapmak herzaman insanları düşündüğünüz hissini uyandırır. Eh, biz de sol üst köşeye Pencereyi Kapat buttonunu ne için koyduk ki?
DOMAIN VE HOSTING
Artık domain isimleri bayağı ucuzladı (enson 10/07/2001 de 8.95$ a aldım.) Domain adı firmanıza ve websitenize profesyonel bir görünüm sağlar, ayrıca arama motoru sıralamanızda da faydalı olur. Sattğınız ürünle ilgili bir domain adı almanız herzaman daha iyi sonuç verir (elbiseler.com yada oyuncaklar.com gibi), domain seçerken kişisel egonuzu tatmin yolunu denemeyin. Eğer domaininiz websayfanızın içeriği ve META etiketleriniz ile uyum sağlıyorsa arama motorlarında gene iyi bir yer kapmanıza yardımcı olur.
DOĞRU META ETİKETLERİ
İle sitenizin içeriğini, anahtar kelimelerini ve başlığını (TITLE) tarif ediniz. Arama motorlarında iyi bir sıralama kapmak için bu çok önemlidir. Örneğin “Antenler” konusunda bir web sitesinin Meta etiketleri şöyle olabilir.
YAYIN BAŞLIKLARI
Terimlerin dikkatli seçimi ve tekrarlanması birçok arama motorundaki ratinginizi arttıracaktır. Fakat dikkatinizi çekeyim, aşırı tekrar ters etki de yapabilir, buna spamming deniyor, arama motorları spamming yapan websitelerini endekslerine kaydetmiyerek cezalandırma yolunu seçiyorlar, yani bir tür karaliste uygulaması yapıyorlar.
Önemli not: Farkındaysanız firma adı etiketinde bahsedilmiyor bile. (Sizi firma adınızla herhalde kendinizden başkası arama motorlarına sormaz!..) Tavsiyem, aşırıya kaçmadan önce Meta etiketleri konusunu güzelce bir araştırmanız.
Sizin pazarlama amacınıza entegre olacak bir gelişim planı hazırlayınız. İçerik amacınızla tutarlı olmalı, grafikler-resimler geleneksel medya ile benzer olmamalı ama markanız, renk seçiminiz ve stilinize uygun olmalı
Eğer tasarımcı bir firmaya yaptıracaksanız, sizin pazar pozisyonunu anlayacak birileri olmalı. Siteniz,kendi tasarım becerilerini sergileyecekleri bir alana dönmemeli. Şöyle ki grafikler, gif animasyonları, çeşitli eklentiler v.s. ile doldurmamaları gerekir. Tabii ki aynı şekilde tam tersi de geçerlidir; Tasarım firmasıyla anlaşınca egonuzu bir fren- leyin-önerilere açık olun, site ne kadar da sizin olsa bu işi uzmanları daha iyi düşünebilirler.
Sayfanız çağırıldığında 56KBPS modemle kaç saniyede yüklendiğine bakın, eğer 20 saniyeyi çok geçiyorsa nerede ise 30 saniyeyi buluyorsa kimse sizin sayfanızın yüklenmesini beklemez. Tabiiki hedef kitleniz çok hızlı şekilde kablo ile filan bağlanıyorsa bu hız farketmez.
Gerçekten çok basit tasarlamalısınız. İçinde gezinmesi çok kolay olmalı. Standart menuleri kullanmalısınız. Sol tarafta local menuler, tepede ise bütün sitenin gezilebileceği menuler olmalı. Herşeyi çerçevede toplamalısınız. İnsanlar yatay çubukları kullanıp sayfayı sağa sola kaydırmak zorunda kalmamalı.
“Digital Hızı” sitenize uyarlayın. İnsanlar bir iki tıklama ile sitenizde ulaşmak istedikleri bölümleri görebilmeliler. Eğer istedikleri bilgileri elde etmek için bir çok menu ile uğraşacaklarsa çabucak sinirleri bozulur.
İçeriğinizi web’e uygun hale getirin. İnsanlar web site içeriğini internetten gazete okur gibi okumazlar. Paragraflarınızı kısa tutun, 2-3 cümleyi geçmeyin. Sayfanızda linklere yer verin ve bütün hikayenizi site de anlatmayın. Bırakın insanlar sizi arasın veya e-mail ile irtibata geçsinler.
Sitenizin Arama motorları tarafından bulunmasını kolaylaştırın. İnsanların sitenizi bulmakta kullanabileceği 10-12 keyword(anahtar kelime) kararlaştırın ve bu kelimeleri sitenizin içeriğine serpiştirin. Sonrada sitenizi Top 10 Arama motoruna ve Türkçe arama motorlarına elle kayıt edin. Türkçe Motorların “Site Ekle” yabancıların “Submit a Site” bölümleri bu iş için hazırlanmıştır. 19-20$ a sitenizi kayıt edeceğini söyleyen programlara pek güvenmeyin. Bu gibi firmalar sizi 350 sayfalık arama listesinin 75.ci sayfasında bir yere atarlar neticede gene kayıt olmuş sayılırsınız. En garantisi kendinizin elle eklemesidir. Top 10 motorda ve Türkçe motorlarda ilk 1-3 sayfalar arasında yer almanız lazım. Yoksa sizi kimse gelip 92. sayfada bulamaz.
Eğer yaptığınız işi çok ciddiye alıyorsanız size çok detaylı istatistikler gerekir. Örneğin:
İnsanlar sitenize nereden geliyorlar,
Ziyaretçiler sitede nekadar zaman geçirip hangi sayfalara gidiyorlar.
Bağlanan insanların ekran çözünürlüğünden tutun daha bir çok gerekli bilgiyi elde edersiniz.
Bunu en iyi gözlemlemek için www.testleronline.com anasayfanın sol alt köşesindeki Bravenet sayacını tıklarsanız testleronline.com ziyaretçileri hakkında bir çok detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz. (Denemeniz için sayactaki şifre kaldırılmıştır.) Bravenet veya www.webtrends.com dan ücretsiz bir sayac edinebileceğiniz gibi anasayfada belirttiğimiz webmaster kaynaklarındaki Türkçe sayac siteleride mevcuttur. Ayrıca www.fantomaster.com da ücretsiz bir çok hizmetlerde alınabilir
Site tasarımında global düşünün, İnternetteki gelişimler yalnız Türkiye ile sınırlı değil. Dünyadan bir çok insanın erişebileceğini düşünerek hazırlıklarınızı yapın. Konularınızı, yüklenme zamanını iyice dikkate alın ve yabancı dile çevrildiğinde anlamını kaybetmeyecek bir içerik yaratın çünkü yakın bir gelecekte birileri Türkçe- İngilizce veya İngilizce-Türkçe bir tercüme motoru yapabilir.
Web sayfalarının yüklenmesini hızlandırmak
Hadi bakalım şimdi elinize makası alın o kadar uğraştığınız web sitenizi kesmeye başlayın. Evet, bu sayfayı tıkladığınıza göre sayfanızın hızını yeterli bulmuyorsunuz demektir.
Sayfanın yüklenme hızı içindeki materyalin çokluğu (metin hariç) ile ilgilidir. Eğer ciddi ciddi bir şeyler tasarlamayı kafanıza koyduysanız, yapacağınız web sayfaları 56K modemle 8-10 saniyede yüklenmelidir. Bir çok kişinin ücretli veya bedava web alanlarının A.B.D.’de olduğunu düşünürsek bu zamanı en fazla üç misli arttırabilirsiniz.
Ancak 10,000,000 TL kağıt paraları 100$’a nasıl çevrildiği gibi bilgiler vermiyorsanız (o takdirde insanlar sayfanızın yüklenmesini uzun zaman bekleyebilir) anasayfanız çabuk yüklenmelidir. Aksi olursa, bir satışı veya tanıtım yapabileceğiniz olası bir müşteriyi sonsuza kadar kaçırmış olursunuz. Kimse durupta 3.5 dakika anasayfanzın yüklenmesini beklemez (şöyle derin bir nefes alıp siz kaç kişiyi beklediniz düşünün bakalım.) <br /> Yüklenme zamanını kısaltmanıza yarayacak ipuçları:
• Yavaş yüklenen büyük resim dosyalarından kaçının, eğer büyük bir resim koymanız gerekiyorsa, o takdirde, büyük resimlerinizin thumbnail (küçülmüş) olanları nasıl kullanılır burayı tıklayarak inceleyiniz.
• Kesinlikle çok fazla grafik ve/veya bannerlar kullanmaktan kaçınınız.
• Çok fazla animasyonlu grafikler kullanmayınız.
• Grafiklerinizi optimize ediniz, bunu sizin için bedava yapacak websitesine erişim için burayı tıklayın.
• Gereksiz program kodundan kaçının
• Sayfalarınızı mümükünse çok büyük tutmayın
• Çok fazla Javascriptler kullanmayın
Eğer bir sayfanın yüklenmesi uzun sürerse, potansiyel Hazırladığınız sayfaları websitenize nasıl gönderirsiniz?
Hazırladığınız sayfaları web sitenize iki şekilde yollayabileceğinizi biliyorsunuz: File Manager (superturks.org ve ilkturk.org üyelerinin bedava webalanlarında filemanager diye çok kuvvetli bir programları vardır)veya FTP programları ile. File Manager’ın kullanımından Destek websitesinde yeterince bahsetmiş bulunuyoruz. Burada yapacağımız ise diğer şekilleri incelemek.
Aşağıda üç değişik şekil anlatılmıştır, biri mutlaka size uygun gelecektir, daha doğrusu birini beğenmek zorundasınız!..
• Microsoft Frontpage 98 veya daha önceki sürüm FrontPage’i olanların nasıl sitelerini göndereceğini anlatmaktadır.
• CuteFTP CuteFTP adlı program ile nasıl gönderileceğiniz anlatılmış olup, eğer CuteFTP sizde yoksa buradan download edebilirsiniz. Yalnız dikkat, bu eski bir sürümdür. Programın son sürümü 30 günlük deneme süresinin sonunda satın almazsanız çalışmaz oluyor.
• Diğer FTP programları Burada ise diğer FTP programlarının ayarları anlatılmaktadır. Tamamen ücretsiz olan başka FTP programlarını ise buradan download edebilirsiniz.
Her şey gayet açıkça anlatılmış olup, programların çoğu sürükle-bırak şeklinde çalışır, şöyle özetlersek: cuteFTP’nin nasıl kullanıldığını öğrenirseniz, diğerlerinide aynı şekilde kullanabilirsiniz. Ama ayar yerlerine yazılacaklara çok dikkat edin, bize gelen başvurular çoğunlukla boşlukları yanlış doldurmadan kaynaklanıyor.
